Görevden uzaklaştırma bir disiplin cezası değildir. Kamu hizmetinin korunması amacıyla uygulanan geçici bir önlemdir. Bu nedenle yalnızca ilk kararın değil, tedbirin devamına ilişkin her incelemenin de güncel, somut ve denetlenebilir bir gerekçeye dayanması gerekir.
Görevden uzaklaştırma ne anlama gelir?
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 137. maddesi görevden uzaklaştırmayı, görevi başında kalmasında sakınca görülen memur hakkında alınan ihtiyati bir tedbir olarak tanımlar. İşlem memuriyet statüsünü sona erdirmez ve kişinin suçlu ya da disiplin yönünden kusurlu olduğuna ilişkin kesin bir hüküm oluşturmaz.
Tedbirin hukuka uygunluğu, memura yöneltilen isnadın adıyla sınırlı biçimde değerlendirilemez. İsnadın görevle bağlantısı, ciddiyeti, memurun görevde kalmasının soruşturmaya veya kamu hizmetine etkisi ve daha hafif bir önlemle aynı amaca ulaşılıp ulaşılamayacağı önem taşır.
Süre, soruşturmanın türüne göre değişir
Disiplin soruşturmasına dayanan uzaklaştırma
Tedbir yalnız disiplin soruşturmasının gereği olarak uygulanmışsa en çok üç ay devam edebilir. Bu süre içinde bir karar verilmemişse memurun göreve başlatılması gerekir.
Ceza kovuşturmasına dayanan uzaklaştırma
Ceza kovuşturması nedeniyle uygulanan tedbirde kanun sabit bir üst süre öngörmez. Bunun yerine yetkili amire, memurun durumunu her iki ayda bir yeniden inceleme, göreve dönüp dönmeyeceği hakkında karar verme ve bu kararı memura yazılı olarak tebliğ etme yükümlülüğü getirir.
“Ceza davası hâlâ sürüyor” ifadesi tek başına iki aylık incelemenin yerini tutmaz. İnceleme; dosyadaki gelişmeleri, isnadın güncel durumunu ve memurun görevde kalmasının doğuracağı somut sakıncayı yeniden değerlendirmelidir.
Aylık, sosyal ve özlük hakları nasıl etkilenir?
Görevden uzaklaştırılan veya bir suç nedeniyle tutuklanan ya da gözaltına alınan memura bu dönemde aylığının üçte ikisi ödenir. Memur, 657 sayılı Kanun’un öngördüğü sosyal hak ve yardımlardan yararlanmaya devam eder.
Kanunun 143. maddesindeki göreve başlatmayı zorunlu kılan sonuçlardan biri gerçekleşirse kesilmiş olan üçte bir aylık fark ödenir. Görevden uzakta geçen süre, kanunda açıklanan biçimde kademe ilerlemesi ve derece yükselmesi bakımından değerlendirilir. Bu nedenle dava yalnız göreve dönüşü değil, işlemin sonucu olan mali ve özlük haklarını da etkileyebilir.
Tedbir ne zaman kaldırılır?
Disiplin soruşturması sonunda memurluktan çıkarma veya cezai işlem uygulanmasına gerek kalmadığında tedbirin derhâl kaldırılması gerekir. Memurluktan çıkarma dışında disiplin cezası verilmesi, beraat ve 143. maddede sayılan diğer kesinleşmiş sonuçlar da göreve başlatma zorunluluğu doğurabilir.
Bunlar beklenmeden de tedbir kaldırılabilir. Soruşturmaya konu fiiller memurun hizmete devamına engel oluşturmuyorsa 144. madde uyarınca yetkili makam her zaman göreve dönüş kararı verebilir. Dolayısıyla idarenin yetkisi yalnız uzaklaştırmaya değil, değişen koşulları izleyerek tedbiri kaldırmaya da yöneliktir.
Başvurudan kesin karara süreç nasıl ilerler?
Her iki aylık uzatma ayrı tarihli ve ayrı hukuki etki doğuran bir idari işlemdir. Önceki işleme dava açılmış olması, daha sonraki uzatma kararlarının süre ve dava konusu bakımından kendiliğinden aynı dosyaya dâhil olduğu anlamına gelmeyebilir.
Mahkeme hangi noktaları inceler?
- Kararın kanunda sayılan yetkili makam tarafından alınıp alınmadığı,
- görevden uzaklaştırmadan sonra süresinde soruşturmaya başlanıp başlanmadığı,
- işlemin disiplin soruşturmasına mı yoksa ceza kovuşturmasına mı dayandığı,
- iki aylık dönemlerde gerçek bir yeniden inceleme yapılıp yapılmadığı,
- isnadın görevle bağlantısı, niteliği ve kamu hizmetine doğurabileceği güncel sakınca,
- idari veya adli süreçte sonradan ortaya çıkan lehe ve aleyhe gelişmeler,
- kararın somut gerekçesi, ölçülülüğü, eşitlik ve kamu yararıyla uyumu.
Ceza kovuşturmasının sürmesi, özellikle isnadın doğrudan görevle bağlantılı ve kamu güvenini etkileyen ağırlıkta olması hâlinde tedbirin devamı için güçlü bir gerekçe kabul edilebilir. Buna karşılık yalnız dosyanın derdest oluşuna dayanan, güncel inceleme içermeyen veya mahkeme kararını etkisizleştiren uzatmalar hukuka aykırı bulunabilir.
İşlem tebliğ edildiğinde dosya nasıl hazırlanır?
Görevden uzaklaştırma uyuşmazlıklarında kararın yalnız sonuç kısmına bakmak yeterli değildir. İşlemin hangi soruşturmaya dayandığı, hangi makam tarafından kurulduğu, önceki iki aylık incelemelerin tarihleri ve adli-idari süreçte sonradan ortaya çıkan gelişmeler birlikte okunmalıdır.
Dava süresi bakımından esas alınacak işlem her dosyada ayrıca belirlenir. Yeni bir uzatma kararının tebliğ edilmesi, önceki işleme ilişkin sürenin kendiliğinden canlandığı anlamına gelmez. Buna karşılık her yeni uzatma, kendi hukuki sebebi ve tebliğ tarihi yönünden ayrıca değerlendirilebilir.
Tebliğ tarihi, işlemi kuran makam, soruşturmanın disiplin veya ceza boyutu, en son iki aylık inceleme ve güncel adli karar aynı zaman çizelgesi üzerinde görülmeden sağlıklı bir dava değerlendirmesi yapılamaz.
Yüksek mahkeme kararları hangi güvenceleri ortaya koyuyor?
Ceza yargılaması sonuna kadar toplu uzaklaştırma kararı verilemez
İdare, memurun ceza yargılaması sonuçlanıncaya kadar göreve iade edilmeyeceğine karar vermişti. Danıştay; 657 sayılı Kanun’un 145. maddesinin, ceza kovuşturması süresince ilgilinin durumunun her iki ayda bir incelenmesini ve göreve dönüş hakkında yeniden karar verilmesini zorunlu tuttuğunu belirtti.
Yargılama sonuna kadar kesintisiz uzaklaştırma öngören işlem, iki aylık gerçek incelemeyi ortadan kaldırdığı için hukuka aykırı bulundu. İlk derece mahkemesinin iptal kararı onandı.
KARARIN TAM METNİ →Yürütmeyi durdurma kararı gerekçesiyle birlikte uygulanmalıdır
Görevden uzaklaştırmanın iki ay uzatılmasına ilişkin işlem hakkında yürütmenin durdurulması kararı verilmesine rağmen idare, kararı yalnız özlük dosyasına işleyip memuru fiilen göreve başlatmamıştı. İlk derece mahkemesi bu uygulamayı hukuk devleti ilkesine ve İYUK’un 28. maddesine aykırı bularak iptal etti.
Danıştay 2. Dairesi, ilk derece kararını onadı. Karar, aynı konuda daha sonraki tarihli işlemler kurulmasının mahkeme kararını sonuçsuz bırakmak için kullanılamayacağını göstermesi bakımından önemlidir.
KARARIN TAM METNİ →Tedbirin sonradan kaldırılması, önceki işlemi denetim dışı bırakamaz
Görevden uzaklaştırma işlemi dava sürerken idare tarafından kaldırılmış; istinaf mercii bu nedenle uyuşmazlığın esasını incelememişti. Anayasa Mahkemesi, işlemin uygulandığı dönemde hukuki ve mali sonuçlar doğurduğunu gözeterek başvurucunun uyuşmazlık hakkında bir karar elde etme hakkının ihlal edildiği sonucuna vardı.
Karar, göreve dönüşün veya tedbirin kaldırılmasının açılmış davayı her durumda anlamsız hâle getirmediğini; işlemin tesis edildiği tarihteki hukuka uygunluğunun incelenmesinde menfaat bulunabileceğini gösterir.
KARARIN TAM METNİ →Sonradan ödenen maaş farkının değer kaybı da giderilmelidir
Göreve iade edilen kamu görevlisine maaş kesintileri ve bazı alacakları sonradan ödenmiş; ancak ödemelere faiz işletilmemişti. Anayasa Mahkemesi, uzun sürede değer kaybeden para alacağının faizsiz ödenmesinin başvurucuya aşırı külfet yüklediğini belirleyerek mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verdi.
Bu karar, mali hak incelemesinin yalnız kesilen üçte birin nominal olarak iadesiyle sınırlı tutulmaması gerektiğini gösterir. Performansa dayalı döner sermayeye ilişkin bağımsız talep ise somut başvuruda konu bakımından yetkisizlik nedeniyle kabul edilemez bulunmuştur.
KARARIN TAM METNİ →En çok sorulan sorular
Hayır. Kanun, ceza kovuşturması bulunan memurun görevden uzaklaştırılabileceğini düzenler; her kovuşturmada otomatik uzaklaştırma öngörmez. İsnadın niteliği ve göreve devamın doğuracağı somut sakınca değerlendirilmelidir.
Ceza kovuşturmasına dayanan tedbirde kendiliğinden dönüş kuralı yoktur. Yetkili makamın iki ayda bir gerçek inceleme yaparak yeni karar vermesi ve bunu yazılı olarak tebliğ etmesi gerekir.
İdari soruşturmanın sonucu önemli bir lehe gelişmedir. Ancak ayrıca ceza kovuşturması sürüyorsa tedbirin devamı somut olayın koşullarına göre yine değerlendirilebilir. İdare, yalnız kovuşturmanın varlığıyla yetinmeden güncel gerekliliği ortaya koymalıdır.
Her zaman değil. İşlem uygulandığı dönemde mali, özlük veya manevi sonuç doğurmuşsa hukuka uygunluğun esastan incelenmesinde menfaat sürebilir. AYM’nin Turgay Demir kararı bu konuda önemli bir güvencedir.
657 sayılı Kanun’un 143. maddesindeki sonuçlardan biri gerçekleştiğinde kesilmiş üçte birlik kısım ödenir. Ödemenin yıllar sonra yapılması ve ciddi değer kaybına uğraması ayrıca mülkiyet hakkı sorunu doğurabilir.
Sonuç
Görevden uzaklaştırma işlemlerinde temel soru, memur hakkında bir soruşturma veya ceza davası bulunup bulunmadığından ibaret değildir. Tedbirin ilk tesis edildiği ve devam ettirildiği her aşamada kamu hizmeti bakımından somut gereklilik, güncel gelişmeler ve ölçülülük birlikte değerlendirilmelidir.
Özellikle ceza kovuşturmasına dayanan dosyalarda iki aylık incelemenin gerçekten yapılıp yapılmadığı, kararın kişiye özgü gerekçe içerip içermediği, idari ve adli soruşturmalardaki gelişmeler ile uzaklaştırmanın mali ve mesleki etkileri uyuşmazlığın sonucunu belirleyen başlıca unsurlardır.
Mevzuat ve kararlar
Metin, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 137–145. maddeleri ile Yargı PRO üzerinden doğrulanan Danıştay ve Anayasa Mahkemesi kararları esas alınarak hazırlanmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları KanunuDanıştay 5. Daire, E.1993/422, K.1995/1015Danıştay 2. Daire, E.2020/1189, K.2020/3383AYM, Turgay Demir, B. No: 2019/16060AYM, T.E.E., B. No: 2020/39839İşlemin tebliğ tarihi ve dosyanın güncel durumu birlikte değerlendirilmelidir
Görevden uzaklaştırma ve uzatma işlemlerinde dava süresi, yetkili makam, iki aylık inceleme, adli süreçteki gelişmeler ve mali kayıplar birbirine bağlıdır. Hukuki değerlendirme yapılabilmesi için tebliğ belgesi, soruşturma evrakı ve varsa ceza dosyasındaki güncel kararların birlikte incelenmesi gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME İÇİN İLETİŞİM →