Av. Samed Ercan
HUKUK & DANIŞMANLIK BÜROSU
İletişim
Ceza hukuku, bireyin özgürlüğünü doğrudan etkileyen tek hukuk dalıdır; bu nedenle her aşamada usul kurallarına titizlikle uyulması, delillerin hukuka uygun değerlendirilmesi ve savunma hakkının eksiksiz kullanılması hayati önem taşır. Aşağıda soruşturma ve kovuşturma sürecinin nasıl işlediğini, temel haklarınızı ve en sık karşılaşılan başlıkları bulabilirsiniz.
Ceza sürecinde iki temel rolde yer alıyorum: hakkında soruşturma/dava yürütülen şüpheli veya sanığın müdafiliği ile suçtan zarar gören mağdur/katılanın vekilliği. Müdafi olarak; ifade ve sorgunun hukuka uygun yürütülmesini sağlar, lehe delilleri toplar, tutukluluğa itiraz eder ve savunmayı bütünüyle şekillendiririm. Mağdur vekili olarak ise şikâyet, delil sunumu, davaya katılma ve tazminat süreçlerini yürütürüm.
Sürecin en kritik anları ilk 24-48 saattir. Gözaltı, kural olarak yakalama anından itibaren belirli süreyle sınırlıdır ve hâkim kararı olmadan uzatılamaz. Tutuklama ise ancak kuvvetli suç şüphesi ve kaçma/delil karartma gibi bir tutuklama nedeni varsa, hâkim kararıyla mümkündür; her zaman en son çare olması ve ölçülü olması gerekir. Tutuklama yerine adli kontrol (imza, yurt dışı yasağı vb.) tedbirleri talep edilebilir.
Kamu personel hukukunda edindiğim tecrübe, özellikle görevle bağlantılı suçlarda (görevi kötüye kullanma, zimmet, sahtecilik) sürecin idari yönleriyle birlikte değerlendirilmesini sağlar. Aşağıdaki başlıklarda soruşturma ve kovuşturma aşamalarında savunma/temsil hizmeti veriyorum.
Ceza süreci iki temel evreden oluşur: savcılık tarafından yürütülen soruşturma ve mahkeme önündeki kovuşturma. Aşağıda tipik bir dosyanın izlediği yolu bulabilirsiniz.
Bir suç şüphesini öğrenen Cumhuriyet savcısı soruşturma başlatır. Şikâyete bağlı suçlarda süresinde şikâyet önemlidir; resen soruşturulan suçlarda ihbar yeterlidir. Bu aşamada şüpheli "şüpheli", zarar gören ise "mağdur/müşteki" sıfatını taşır.
Şüphelinin ifadesi alınır; gerekirse gözaltı, arama, el koyma gibi koruma tedbirleri uygulanır. Müdafi hakkı ve susma hakkı bu aşamada kullanılır. Tutuklama talebi varsa şüpheli sulh ceza hâkimliğine sevk edilir.
Savcı yeterli şüphe görürse iddianame düzenler ve dava açılır; aksi hâlde kovuşturmaya yer olmadığı (takipsizlik) kararı verir. Takipsizlik kararına karşı süresinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir.
İddianamenin kabulüyle şüpheli artık "sanık"tır. Mahkemede deliller tartışılır, tanıklar dinlenir, sorgu yapılır. Bu aşamada savunma tanıkları, bilirkişi ve lehe deliller sunulur; mağdur/katılan da davaya katılabilir.
Mahkeme; beraat, mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), ceza ertelenmesi, adli para cezası veya düşme gibi kararlardan birini verir. Somut olaya göre lehe hükümlerin uygulanması talep edilir.
Karara karşı süresinde istinaf (bölge adliye mahkemesi) ve koşulları varsa temyiz (Yargıtay) yoluna başvurulur. Süreç, hüküm kesinleşene kadar takip edilir.
Bu haklar Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile güvence altındadır; kullanılmaları hâlinde aleyhe yorumlanamaz. En temel kural: bir avukata danışmadan ifade vermek zorunda değilsiniz.
Müdafi yardımından yararlanma ve susma hakkı kanuni güvenceler arasındadır. Somut olayın koşulları ifade işlemi öncesinde değerlendirilmelidir.
Zorunlu değildir; ancak güçlü tavsiyedir. Bazı hâllerde (örneğin çocuklar veya belirli ağır suçlar) müdafi bulundurulması kanunen zorunludur. Avukat, ifadenin hukuka uygun alınmasını ve haklarınızın korunmasını sağlar.
Hayır. Karara karşı, tebliğden itibaren süresi içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edilebilir. İtiraz kabul edilirse soruşturma yeniden yürütülür.
Evet. Görüşmeleri WhatsApp üzerinden görüntülü veya sesli yapıyor, vekaletnamenizi bulunduğunuz ildeki noterden düzenletiyoruz; dosya elektronik sistem (UYAP) üzerinden yürütülür.
İletişim ve görüşme bilgilerine ana sayfadan ulaşabilirsiniz.